ULUSLARARASI TİCARETİN DEĞİŞİMİ VE GELECEĞİ

Ekonominin can damarı olarak ifade edebileceğimiz uluslararası ticaret; dünyada yaşanan ekonomik, teknolojik, sosyal ve politik gelişmelerden en hızlı şekilde etkilenen ve değişim gösteren alanların başında gelmektedir. Dünya genelinde uluslararası ticarette yaşanan değişimlerin arka planında çeşitli unsurlardan bahsetmek mümkündür. Ancak bunların başında küreselleşme ve dijitalleşme gelmektedir.

20. yüzyılın ikinci yarısında hız kazandığı kabul edilen küreselleşme, dünyada ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi alanlarda artan entegrasyon olarak tanımlanabilir. Küreselleşme uluslararası ticareti çeşitli şekillerde etkilemiştir ve öncelikle uluslararası ticaret hacminin artmasında önemli role sahiptir. Sınırların kalkması, gümrük engellerinin azalması ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımını kolaylaştırarak, uluslararası ticaretin hacminin artmasında etkili olmuştur. Bununla birlikte, ülkeler arasında serbest ticaret anlaşmalarının imzalanması, küreselleşme sürecini hızlandırmakta, ülkeler arasındaki ticaret engellerinin azalması uluslararası ticaretin artmasını sağlamaktadır. Diğer taraftan, küreselleşme firmalara daha geniş bir pazar alanı sunmakta, ürün ve hizmetler dünya çapında daha fazla tüketiciye ulaşabilmekte ve ticaret artmaktadır. Aynı zamanda üretim süreçlerini daha verimli hale gelmekte, firmalar farklı ülkelerdeki avantajlı kaynaklardan yararlanarak daha uygun maliyetle üretim yaparak rekabet güçlerini artırmaktadırlar. Küreselleşme, ülkeler arasında işbirliği ve ortaklık olanaklarını da artırmakta, firmalar farklı ülkelerdeki firmalarla ortaklık kurarak pazar paylarını genişletmekte ve rekabet gücü elde edebilmektedirler. 

Dijitalleşme, uluslararası ticaretin değişim sürecinde bir diğer önemli unsurdur. Teknolojik gelişmeler sonrasında 2000’li yılların başında varlığını hissettirmeye başlayan ve günümüzde hem bireysel hayatımızda hem iş dünyasında önemli hale gelen dijitalleşme, coğrafi sınırları ortadan kaldırarak uluslararası ticaretin engellerini azaltmaktadır. İnternet üzerindeki e-ticaret platformları ve online pazar yerleri, firmaların dünyanın herhangi bir yerinden ürün ve hizmet sunmasını kolaylaştırarak, küresel pazarlara erişimlerini artırmaktadır. Diğer taraftan internet üzerinden yapılan iletişim, işbirliği ve ödeme işlemleri, geleneksel yöntemlere göre daha hızlı, daha kolay ve daha ucuz olduğundan uluslararası ticaretin maliyeti de düşmektedir. Diğer taraftan dijital teknolojiler, küresel tedarik zincirlerinin yönetimini kolaylaştırmakta, firmaların tedarikçileriyle daha iyi iletişim kurmalarını, envanter yönetimini optimize edebilmelerini ve lojistik süreçlerini daha etkin bir şekilde yönetebilmelerini sağlamaktadır. Bu durum firmalara daha kısa teslimat süreleri, daha düşük stok maliyetleri ve daha iyi müşteri hizmeti sunma gibi imkânlar sağlamakta, firmaların rekabetçi yapılarını güçlendirmektedir. 

Küreselleşme ve dijitalleşme uluslararası ticaretin değişiminde önemli etkiler yaratmıştır ve yaratmaya devam etmektedir. Ancak, her geçen gün dünya yeni gelişmelere tanık olmakta ve her gelişme uluslararası ticaretin geleceği için yeni değişim süreçlerine işaret etmektedir. Örneğin son dönemde küresel iklim değişikliği ve görülen etkileri sıklıkla ele alınan konuların başında gelmektedir. Küresel ortalama sıcaklık artışı nedeniyle tarım, su kaynakları, ekosistemler ve insan sağlığı üzerinde beklenen olumsuz etkiler, aşırı yağışlar, kuraklık, kasırgalar, sel ve yangınlar, buzulların erimesi ve deniz suyu sıcaklığının artmasıyla birlikte deniz seviyesinin yükselmesi, iklim koşullarının değişmesi ile ekosistemlerin dengesinin bozulması ve biyolojik çeşitlilik kaybı, kuraklık ve yağış rejimindeki değişiklikler, tarım, enerji üretimi ve içme suyu temini gibi alanlarda su kaynaklarının azalması küresel iklim değişikliğinin başlıca etkileri olarak belirtilebilir. Yaşam koşulları ve iş yapma şekilleri küresel iklim değişikliğinden etkilendiğinden, geleceğe ilişkin uluslararası ticareti de derinden etkileyecek önlemler alınmaya başlanmıştır. Bunların başında Avrupa Yeşil Mutabakatı gelmektedir. Avrupa Yeşil Mutabakatı (European Green Deal), Avrupa Birliği'nin (AB) sürdürülebilirlik hedeflerini ve iklim değişikliğiyle mücadele stratejisini belirleyen kapsamlı bir plan ve politika paketi olarak ifade edilebilir. 11 Aralık 2019 tarihinde Avrupa Komisyonu tarafından açıklanan bu mutabakat, AB'nin 2050 yılına kadar AB'nin iklim politikalarını güçlendirmeyi ve ekonomik sistemini çevre dostu bir şekilde dönüştürecek politikalar uygulamayı hedeflemektedir. Bu politikalar sadece AB’yi değil, AB üyesi ülkelerle ticaret ilişkisi olan tüm ülkeleri ilgilendirmektedir. Bu kapsamda gelecek dönemlerde Avrupa Yeşil Mutabakatının uluslararası ticaret üzerinde önemli etkilere sahip olacağını tahmin etmek zor değildir. Olası etkiler aşağıdaki gibi belirtilebilir; 

Avrupa Yeşil Mutabakatı, AB'nin ticaret politikalarında değişikliklere yol açabilir. AB, çevresel ve sürdürülebilirlik kriterlerine uygun ürünlerin ticaretini teşvik etmek için çeşitli düzenlemeler ve standartlar getirebilir. Bu, AB'ye ihracat yapan ülkelerin, ihraç ettikleri ürünlerde belirli çevresel standartları karşılaması gerektiği anlamına gelmektedir.

Avrupa Yeşil Mutabakatı ile bazı sektörlerde dönüşümün hızlanacağı öngörülmektedir. Örneğin, fosil yakıtların kullanımının azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş ve enerji verimliliğinin artırılması gibi hedefler, enerji sektöründe değişikliklere yol açarak, uluslararası enerji ticaretinde değişikliklere neden olabilir.

Avrupa Yeşil Mutabakatı, sürdürülebilirlik standartlarının ve sertifikaların önemini vurgulayacak önlemler için çalışmalar yapmaktadır. Bu kapsamda, sürdürülebilirlik kriterlerine uygunluğu belgelemek için çeşitli sertifikasyon sistemleri ve etiketleme programları geliştirebilir. Bu durum uluslararası ticarette sürdürülebilirlik sertifikalarının ve standartlarının daha fazla talep görmesine neden olabilir.

Avrupa Yeşil Mutabakatı, AB şirketlerine sürdürülebilirlik ve çevresel performans konusunda rekabet avantajı sağlayabilir. AB'ye ihraç edilen ürünlerin çevresel standartları karşılaması ve sürdürülebilirlik kriterlerine uygun olması, AB pazarında rekabet edebilirlik açısından önemli hale gelebilir.

Bu çerçevede, uluslararası ticaretin geleceği, çevre ve sürdürülebilirlik açısından da ele alınması gerekmektedir. Küresel iklim değişikliğinin sebep olduğu sorunlar, uluslararası ticaretin geleceğini etkileyecek niteliktedir. Bu nedenle yeşil ve sürdürülebilir ticaret modelleri geliştirilmesi ve çevreye duyarlı politikalar önem arz etmektedir. 

Küreselleşme ve teknolojik gelişmelerin, üretim süreçlerini daha karmaşık hale getireceği tahmin edilmektedir. Küresel tedarik zincirleri, farklı ülkelerdeki tedarikçiler, üreticiler ve dağıtıcılar arasında entegre bir ağ oluşturmuştur. Bu karmaşık ticaret ağlarına yönelik stratejilerin uluslararası ticarette rekabet gücü kazandıracak unsurlardan biri olacağı düşünülmektedir. 

Dijitalleşme ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin de uluslararası ticaretin geleceğini şekillendireceği beklenmektedir. İnternet ve dijital ticaret platformları, dünya genelinde firmaların ve tüketicilerin birbirleriyle daha kolay ve hızlı bir şekilde etkileşimde bulunmasını sağlamaktadır. E-ticaret platformları ve dijital ödeme sistemleri, tüketicilerin ve işletmelerin sınırları aşarak mal ve hizmetleri satın almasını ve satmasını kolaylaştırmaktadır. Bu trendin devam etmesiyle birlikte, dijital uluslararası ticaretin başka bir ifadeyle sınır ötesi e-ticaret faaliyetlerinin daha da büyümesi beklenmektedir. Alibaba Grup Şirketleri kurucusu Jack Ma’nın “2030 yılına kadar ticaretin %85’ten fazlası e-ticaret yolu ile gerçekleşecek. Bugün dünya ticaretinin büyük çoğunluğu konteynerler ile gerçekleşmektedir, 2030’da büyük bir kısmı B2C 1 paketlere dönüşecek...” ifadesi bu beklentiyi doğrular niteliktedir.

Sonuç olarak, uluslararası ticaretin geleceğinin daha önceden süregelen küreselleşme, teknolojik gelişmeler ve dijitalleşme ile birlikte, sürdürülebilirlik odağında çevreye duyarlı politikalar çerçevesinde şekilleneceği söylenebilir.

Dipnotlar

1) B2C (Business to Consumer): Firmadan nihai tüketiciye satışı ifade eden E-Ticaret Modeli. B2C e-ticaret modelinde nihai tüketiciye satış gerçekleştiğinden, küçük paketler kargo ile gönderilmektedir.


img

Prof. Dr.
HİLAL YILDIRIR KESER